Osmanlı Modernleşmesinde Kadın ve Tesettür

0
155
Sponsorlu Bağlantılar

Çağın temel yönelimlerini batının belirlediğini fark ettiğinden beri Osmanlı ve devamında cumhuriyet Türkiye’si aydını bitmek bilmeyen modernleşme ve muhafazakârlaşma tartışmasına tutuşmuştur. İlk dönemlerden başlayarak, modernlik ve çağa ayak uydurma tezlerinin birinci argümanı olarak kadının ele alındığına şahit oluruz. Kayıtsız şartsız batılılaşmanın gerekliliğine inananlar kadının peçeden kurtulması ve eğitim hayatına sahip olmasını savunurken, modernleşmede İslami kaidelerin bir kenara bırakılamayacağını savunanlar yine kadının toplum içerisindeki yeri ve aile hayatındaki görevlerinden dem vururlar.

Açıkça görebileceğimiz bir şekilde, Türk modernleşmesinin iki karşıt kutbu, iki farklı kadın imajıyla aslında iki farklı aile ve toplum öngörüsünde bulunur. Batı ile İslam medeniyetleri arasındaki en dirençli ve ayırt edici farklılığın toplumsal örgütlenme biçimi ve bunun da cinsiyetler arası ayrışmadan kaynaklandığını göz önüne alarak, kadının toplumsal hayattaki duruşu, saygınlığı ve hatta sadece görüntüsü bile bir imaj çizerek taraf belirler. Faucault’ya göre “doğu” aslında bir ‘’giz ‘’üzerine kuruludur ve doğu toplum yapısını koruyan dinamik mahremiyettir. Mahremiyeti temsil eden simge olan örtünün kaldırılmasını liberallik ve batıcılık,  korunmasını da muhafazakârlık ve İslamcılık şeklinde okuyabiliriz.

Osmanlı Devleti’nde gelenekçi düşüncenin temsilcilerinden Mahmut Esat, her uygarlığın bir maddi bir de manevi yönü olduğunu söyleyerek, batının modern ilmini ve teknolojisini alırken kültürel değerlerimizi muhafaza edebiliriz der. Bu fikir teorik olarak, batıyı hedef alıp modernleşmeye çalışan ülke ve toplumlarda sıkça zikredilse de uygulama alanına geçildiğinde, uygarlığın maddi ve manevi yönlerini birbirinden ayırmada sorunlar yaşandığı ve maddi kültürün maneviden, manevi kültürün de maddiden bağımsız olmadığı çoğunlukla acı tecrübelerle görülür.

Sponsorlu Bağlantılar

Reformcu akımın temsilcilerinden Şemsettin Sami ise Kadınlar adlı kitabında kadınla erkeğin düşünsel olarak eşit potansiyele sahip olduğunu, kadınları iş ve eğitim hayatından uzak tutarak, toplumsal gelişmenin yavaşlatıldığını savunur. Şemsettin Sami islamın, ilerleme ve medeniyet önünde bir engel teşkil etmediğini, sorunun islamın kötü yorumu ve bu yorumlar üzerine bina edilmiş yerleşik uygulamalardan kaynaklandığını ileri sürer. Bu tez bugün hala sıkça karşımıza çıkar ve Müslümanlar içlerinde bulundukları ve hoşnutsuz oldukları durumlar için bu savunmaya başvurur. Gerçekliği olmakla birlikte, yüzyıllar içerisinde oturmuş kültür ve davranış kodlarının bir anda değişmesinin mümkün olmayacağı herkesçe malumdur.

Tanzimat aydınları arasında tartışılan bir konu kadının eğitimi iken diğer önemli mevzu örtünmedir. Tesettürün ve kadının mahremiyetinin, onu toplumsal hayattan ve eğitimden mahrum bıraktığını söyleyerek, çağdaşlaşma için gerekirse tesettürden bile vazgeçilebileceğini söyleyenlerle, İslam aile ve toplum yapısının korunması için tesettürün ve kadının iffetinin, mahremiyetinin korunmasının temel şart olduğunu ileri sürenler arasındaki tartışma bugün olduğu gibi bir sonuca varmaktan uzaktır.

Osmanlı Modernleşmesinde Kadın ve Tesettür

Selahattin Asım Türk Kadınının Tereddisi yahut Karılaşmak adlı eserinde, kadınların, dinsel yasalara uygun olarak sadece zevce veya anne kimliğine sahip olmasının şehvet ve üremeden başka bir fonksiyona sahip olmamalarına yol açtığını, kadının dişilikten kurtulup insan mertebesine ulaşmasının önündeki en büyük engelin din olduğunu söyler. Tesettür, kadını ve ardından cemiyeti yarım bırakan en büyük etkendir. Kadını dişi konumundan başka bir kimlikle göremeyen bir toplumun ancak tesettüre ihtiyacı olduğunu söyleyerek, modernleşmenin ve kadının birey olarak toplum hayatında yerini almasının ancak tesettürden kurtulmayla mümkün olabileceğini dile getirir.

Ziya Gökalp, hem din hem aile, hem kültür konularına değinmesi bakımından önemli bir çıkarım yapar. İslamın, üzerindeki Arap ve Fars etkisinden sıyrılarak, saf halinin yorumu ile eski Türk aile yapısının eşitlikçi öğelerinin bir birleşimini sunar. Çağdaş batı kültürünün benimsenmesinin kilit noktasına kadın erkek eşitliğini koyarsa da İslam aile yapısında yer almayan eşitlik ilkesinin giderek daha fazla önem kazanması,  mahremiyet ve hiyerarşi üzerine temellendirilmiş İslami ilişkiler ağında çözülmelere sebep olmadı demek yanlış olur.

II. Meşrutiyet’ten sonra siyasi inkılâbı içtimai inkılâba dönüştürmek isteyenler karşılarında, batının ahlak ve adetlerinin alınmasına muhalefet edenleri buldular ve fikri tartışmalar sokaklara yansıdı. Peçelerini açan yahut sokakta bir beyle konuştuğu kanıtlanan kadınların kadı önüne çıkarılacağı ile ilgili duyuruların yapıldığını okuruz. Aynı zamanda muhafazakâr ve “kadın kadınlığını bilsin” zihniyetine sahip kadınların da olduğu ve sokaklarda serbestçe gezen, eğitime heves eden kadınlara karşı hiç hoş tavır takınmadıkları kayıtlara geçmiştir.

Osmanlı Devleti’nin çözülmesinin ardından, Türk modernleşmesinin en köklü adımı,  cumhuriyetin de başlıca ideolojisinin, medeniyete katılma ütopyası olduğunu düşünerek; Mustafa Kemal de uygarlığın, aile hayatı, yaşayış tarzı ve baştan aşağıya dış görünüş ile kanıtlanması gerektiğini söyler. Cumhuriyet döneminde Kemalist reformların laiklik başta olmak üzere pek çok alanda taşıyıcısının kadın olduğu imajı verilmiştir. Batılı kadınlar gibi giyinip, batılı kadınlar gibi çalışıp, gezen, eğlenen Türk kadını görüntüsünün bizi medeniyete yaklaştıracağına inanılır ve bu imajın sağlanmasına çalışılır.

Günümüzde de köklerinden kopmamış bir şekilde başörtü tartışmalarını, medeniyet, ilerilik ve geri kalmışlık, İslam ailesi ve batı fertçiliği ekseninde; örtünme ve tesettürün kişisel ve dini bir anlam ifade etmekten çok, aile ve toplum yapısının şekillenişi açısından, devlet ideolojisi ve sosyolojik çağrışımları açısından görüyoruz. Bu dönemde belki de başörtüsü hiç olmadığı kadar simgesel bir değer kazanıp kamusal alan, irtica, kadının özgürlüğü ve modernleşme konularında akla gelen ilk mevzu olmayı sürdürüyor.

Yazımızı Yararlı Buldunuz Mu?

Yazımızı değerlendirmek için yıldızlara tıklayın!

Bizleri değerlendirdiğiniz için teşekkürler. Artık Hayal Değil !

Bizi sosyal medyadan takip ederek.

Paylaşımlarımızdan Haberdar Olabilirsiniz.

Yazı yararlı bulduğun gibi değerlendir.

Bizde bu yazıyı geliştirelim!

Sponsorlu Bağlantılar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here